DİYABETİK AYAK

Diabetes mellitus(şeker hastalığı), hem akut hem kronik komplikasyonlara(hastalıkla ilgi ek sorunlar) neden olabilen bir hastalıktır. Kronik komplikasyonlarından birisi olan diyabetik ayak, nöropati ve periferik damar hastalağına enfeksiyonunda eklenmesi ile oluşan, ekstremiteyi(uzuv)  tehdit edebilen çok yönlü bir sorundur. Diyabetik ayak, doku ve organ kayıplarına yol açabilmesi,enfeksiyon gelişimi gibi nedenlerle hasta için uzun ve sıkıntılı bir süreç, hasta yakınları ve toplum içinde ekonomik yükü ağır olan ayrıcalıklı bir antitedir.

Tüm bu diyabetik hastaların % 5-10 nun ayaklarında yaralar vardır veya

yaşamlarının bir döneminde yaralar oluşacaktır. Ayak sorunları diyabetik hastalar içinde en sık hastaneye başvuru nedeni, en sık hastanede yatma nedeni ve en uzun hastanede kalma nedenini oluşturur.

Diyabetik ayak hastalığı, diyabetik populasyon içinde hospitalizasyonun(hastanede yatışı) en önemli sebebi haline gelmiştir ve yatış sürelerinin % 20-25 ini oluşturmaktadır. Nontravmatik amputasyonların(uzvun kesilmesi) % 50 si diyabetik ayak nedeniyle olmaktadır.Amputasyonların  % 24’ü topuk, %  39’u diz altı, % 21’i diz üstü amputasyon şeklindedir.

 

Diyabetik ayak tedavisine yaklaşım:

Diyabetik ayak yaralarının Wagner sınıflamasına göre değerlendirilmesi, tedavi

yaklaşımları açısından yararlı olacaktır.

Evre 0: Diyabetik yarası olmayan ancak yüksek risk gurubunu oluşturan

olgulardır. Bu hastalarda diabetik ayak eğitimi yoğun ve aralıklı bir şekilde verilmesi

gerekir. İyi bir glisemik kontrol(şeker kontrolü)  için insülin tedavisine geçilmelidir. Nörolojik ve periferik arter muayene/tetkikler yapılmalıdır. Podografı ile ayak basınçları değerlendirilmeli; buna göre basit tabanlıklar yapılmalıdır.

Evre 1: Dermal tabakanın(cilt altı) altına inmeyen yüzeyel yaralardır. Genellikle tabloya enfeksiyon eşlik etmez. Yara sıklıkla ayağın proksimalinde yer almaktadır ve zeminde kalın bir tabaka bulunur. Nasır tabakası kaldırılarak, yaranın gerçek boyutları ve derinliği belirlenmelidir. Öncelikle yara bakımı ve pansumanı yapılmalı, ayak yükten kurtarılmalı ve istirahata alınmalıdır. Bu amaçla özel ayakkabılar. Walkerlar(yürüteç), koltuk değnekleri ve diz altı alçılarından yararlanılabilinir. Eğer olaya enfeksiyon eslik ediyorsa uygun antibiyotik başlanır.

Evre 2: Diyabetik ayak yarası tendonları, ligamanları içine alacak şekilde

fasyalara kadar ilerlemiştir. Ancak osteomyelit yoktur. Sıklıkla enfeksiyon eşlik eder.

Yaradan doku kültürü alınarak debitriman(ölü doku temizliği) yapılmalı, derhal antibiyoterapi başlanılmalı. Ayak istirahata alınmalı. Enfeksiyon kontrol altına alınarak yara iyileşmesi başlayana kadar hastanede yatırılarak izlenmelidir. Metabolik kontrol için insülin tedavisi agresif olarak uygulanmalıdır.

Evre 3: Diyabetik yara dokularla birlikte kemiği de içine almıştır. Osteomiyelit(kemik enfeksiyonu) eşlik ettiğinden ayak immobilizasyon(hareketsizlik) sağlanarak, ayak grafileri kemikteki enfeksiyon yaygınlığı saptanmalıdır. Genellikle çapı 1 cm üzerinde olan derine penentre(yayılan) yaralarda osteomiyelit saptanır. Yoğun insülin tedavisi ile birlikte doku kültürleri alınarak, geniş spektrumlu antibioterapi(antibiyotik tedavisi) başlanılmalı ve uzun bir süre devam edilmelidir. Enfeksiyon kontrol altına alındıktan sonra kemiğe küretaj yapılabilir.

 

Evre 4 ve 5: Ayak gangrene duruma gelmiştir. 4. derecede ayağın proksimalinde

lokalize gangren varken 5. derecede gangren tüm ayağa yayılmıştır. Hastaya vakit

geçirilmeden antibioterapi başlanılmalıdır. Mümkünse amputasyonlarda(uzvun kesilmesi) topuğu koruyucu yaklaşımlarda bulunulmalı, ancak ilerlemiş vakalarda diz altı amputasyon yapılmalıdır.

 

Ancak osteomiyelit gelişmemiş , enfekte olmayan veya enfeksiyon tedavisi tamamlanmış olan hastalarda yeni bir yaklaşık olan EGF (büyüme hormonu-Heberprot-P) enjeksiyonu ile yaralar tedavi edilebilmektedir.